Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
infantilized
stocking caps
roll away
dihidro
reactor type
disciplinary powers
Flammfront
touch one
intersection (of sets)
nitrogen cycle
as mud
red bat
radar device
supporting instrument
simultaneous conditioning
bed linen
campo poloidal
calcular mal
operating facilities
test standard
forehead lamp
heating fan
communication instruments
multiple resistance
Barre
back with
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"back with"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 111 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
seat with an adjustable back
i.
pulman koltuk
2
Genel
pay back with interest
f.
karşılığını fazlasıyla vermek
3
Genel
pay back with interest
f.
faiziyle ödemek
4
Genel
look back on one's accomplishments with satisfaction
f.
geriye dönüp baktığında başarılarından memnun olmak
Öbek Fiiller
5
Öbek Fiiller
circle back with somebody
f.
(bir konu ile ilgili) birisine geri dönmek
6
Öbek Fiiller
check back with (one)
f.
(birine) daha sonra tekrar sormak
7
Öbek Fiiller
check back (with someone)
f.
(birine) gidişatı tekrar sormak
8
Öbek Fiiller
check back (with someone)
f.
bir şeyi kontrol etmek için (biriyle) iletişimi sürdürmek
9
Öbek Fiiller
check back (with someone)
f.
(birinden) gidişat hakkında tekrar bilgi almak
10
Öbek Fiiller
check back (with someone)
f.
(biriyle) tekrar iletişime geçmek
11
Öbek Fiiller
check back (with someone)
f.
(birine) geri dönüş yaparak takip etmek
Konuşma Dili
12
Konuşma Dili
with one arm tied behind one's back
i.
gözü kapalı
13
Konuşma Dili
with one arm tied behind one's back
expr.
hiç zorluk çekmeden
14
Konuşma Dili
with one arm tied behind one's back
expr.
kolayca
15
Konuşma Dili
with one arm tied behind one's back
expr.
eli arkasında bağlıyken bile
16
Konuşma Dili
with the back of his/her left hand
expr.
sol elinin tersiyle
17
Konuşma Dili
with the back of his/her right hand
expr.
sağ elinin tersiyle
Deyim
18
Deyim
do something with one arm tied behind one's back
f.
hiç zorlanmadan yapmak
19
Deyim
give back with interest
f.
faiziyle iade etmek
20
Deyim
give back with interest
f.
fazlasıyla karşılık vermek
21
Deyim
give back with interest
f.
karşılığını fazlasıyla ödemek
22
Deyim
give back with interest
f.
faiziyle geri vermek
23
Deyim
could do something with one arm tied behind their back
f.
(başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek
24
Deyim
could do something with one hand tied behind their back
f.
(başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek
25
Deyim
come back to earth with a bang/bump/jolt
f.
gündelik hayata dönüş yapmak
26
Deyim
come back to earth with a bang/bump/jolt
f.
gerçeğe dönmek
27
Deyim
come back to earth with a bang/bump/jolt
f.
ayakları (tekrardan/yeniden) yere basmak
28
Deyim
pay something back with interest
f.
bir şeyin cezasını fazlasıyla vermek
29
Deyim
pay something back with interest
f.
bir şeyi faiziyle geri ödetmek
30
Deyim
pay something back with interest
f.
bir şeyin intikamı acı olmak
31
Deyim
pay something back with interest
f.
bir şeyi misliyle geri ödetmek
32
Deyim
pay something back with interest
f.
bir şeyin öcünü çok fena almak
33
Deyim
pay something back with interest
f.
bir şeye daha beter kötülükle karşılık vermek
34
Deyim
pay something back with interest
f.
bir şeyin intikamını fazlasıyla almak
35
Deyim
pay something back with interest
f.
bir şeyi fazlasıyla geri ödetmek
36
Deyim
pay something back with interest
f.
bir şeye daha beter karşılık vermek
37
Deyim
come (back) down to earth (with a bang, bump)
f.
(bir anda) gerçeğe dönmek
38
Deyim
come (back) down to earth (with a bang, bump)
f.
eşekten düşmüşe dönmek
39
Deyim
come (back) down to earth (with a bang, bump)
f.
(bir anda) gerçeklerle yüzleşmek
40
Deyim
come (back) down to earth (with a bang, bump)
f.
gerçekler birinin yüzüne tokat gibi inmek
41
Deyim
could (do something) with one arm tied behind (one's) back
f.
(bir şeyi) tek eliyle bile yapabilmek
42
Deyim
could (do something) with one arm tied behind (one's) back
f.
(bir şeyi) hiç zorlanmadan yapabilmek
43
Deyim
could (do something) with one arm tied behind (one's) back
f.
(bir şeyi) kolayca/rahatça yapabilmek
44
Deyim
could (do something) with one hand tied behind (one's) back
f.
(bir şeyi) tek eliyle bile yapabilmek
45
Deyim
could (do something) with one hand tied behind (one's) back
f.
(bir şeyi) kolayca/rahatça yapabilmek
46
Deyim
could (do something) with one hand tied behind (one's) back
f.
(bir şeyi) hiç zorlanmadan yapabilmek
47
Deyim
do something with one hand (tied) behind your back
f.
çocuk oyuncağı olmak
48
Deyim
do something with one hand behind your back
f.
çocuk oyuncağı olmak
49
Deyim
do something with one hand (tied) behind your back
f.
hiç zorlanmadan yapmak
50
Deyim
do something with one hand behind your back
f.
hiç zorlanmadan yapmak
51
Deyim
do something with one hand behind your back
f.
tek eliyle bile yapabilmek
52
Deyim
do something with one hand (tied) behind your back
f.
tek eliyle bile yapabilmek
53
Deyim
give (something) back (to someone) with interest
f.
(birine bir şeyi) faiziyle geri vermek/ödemek
54
Deyim
pay (one) back with interest
f.
(birine) karşılığını fazlasıyla vermek
55
Deyim
pay (one) back with interest
f.
(birine) fena ödetmek
56
Deyim
pay (one) back with interest
f.
(birinden) intikamını fazlasıyla almak
57
Deyim
pay (one) back with interest
f.
(birine) misliyle karşılık vermek
58
Deyim
pay (one) back with interest
f.
(birine) cezasını fazlasıyla vermek
59
Deyim
pay (one) back with interest
f.
(birine) faiziyle ödemek
60
Deyim
fed up to the back teeth with somebody/something
s.
birinden/bir şeyden daral gelmiş
61
Deyim
fed up to the back teeth with somebody/something
s.
birinden/bir şeyden gına gelmiş
62
Deyim
fed up to the back teeth (with someone or something) [uk/australia]
s.
(biri/bir şey) canına tak etmiş
63
Deyim
fed up to the back teeth (with someone or something) [uk/australia]
s.
(birinden/bir şeyden) gına gelmiş
64
Deyim
fed up to the back teeth with somebody/something
s.
biri/bir şey canına tak etmiş
65
Deyim
fed up to the back teeth (with someone or something) [uk/australia]
s.
(birinden/bir şeyden) daral gelmiş
66
Deyim
fed up to the back teeth (with someone or something) [uk/australia]
s.
(birinden/bir şeyden) illallah demiş
67
Deyim
fed up to the back teeth with somebody/something
s.
birinden/bir şeyden illallah demiş
68
Deyim
fed up to the back teeth with somebody/something
s.
birinden/bir şeyden bıkmış
69
Deyim
fed up to the back teeth (with someone or something) [uk/australia]
s.
(birinden/bir şeyden) usanmış
70
Deyim
fed up to the back teeth with somebody/something
s.
birinden/bir şeyden usanmış
71
Deyim
fed up to the back teeth (with someone or something) [uk/australia]
s.
(birinden/bir şeyden) bıkmış
72
Deyim
with one's back to the wall
expr.
son ümit ve son bir gayretle
73
Deyim
with one's back to the wall
expr.
son ümit ve son güçle
74
Deyim
could do something with one arm tied behind their back
expr.
(bunu ben) tek elimle yaparım
75
Deyim
could do something with one hand tied behind their back
expr.
(bunu ben) tek elimle yaparım
76
Deyim
with both hands tied behind one's back
expr.
zorlanmadan
77
Deyim
with both hands tied behind one's back
expr.
kolayca
78
Deyim
with one hand tied behind one's back
expr.
kolayca
79
Deyim
with one hand tied behind one's back
expr.
zorlanmadan
80
Deyim
with your/its back to the wall
expr.
köşeye sıkışmış bir halde
81
Deyim
with your/its back against the wall
expr.
köşeye sıkışmış bir halde
82
Deyim
with your/its back to the wall
expr.
köşeye sıkışmış
83
Deyim
with your/its back against the wall
expr.
köşeye sıkışmış
84
Deyim
with one's back to the wall
expr.
baskı altında
85
Deyim
with one's back to the wall
expr.
sırtını sağlama almış
86
Deyim
with one's back to the wall
expr.
savunmaya geçmiş
87
Deyim
with one's back to the wall
expr.
kendini güvenceye almış
88
Deyim
with one's back to the wall
expr.
köşeye sıkışmış
89
Deyim
with one's back to the wall
expr.
kuyruğu kapana kısılmış
90
Deyim
with one hand (tied) behind your back
expr.
rahatça
91
Deyim
with one hand (tied) behind your back
expr.
eli arkasında bağlıyken bile
92
Deyim
with one hand tied behind back
expr.
zorlanmadan
93
Deyim
with an arm tied behind (one's) back
expr.
eli arkasında bağlıyken bile
94
Deyim
with one hand (tied) behind your back
expr.
zorlanmadan
95
Deyim
with one hand (tied) behind your back
expr.
hiç zorlanmadan
96
Deyim
with one hand tied behind back
expr.
rahatça
97
Deyim
with one hand tied behind back
expr.
kolaylıkla
98
Deyim
with (one's) back against the wall
expr.
köşeye sıkışmış
99
Deyim
with one hand tied behind back
expr.
eli arkasında bağlıyken bile
100
Deyim
with one hand (tied) behind your back
expr.
kolaylıkla
101
Deyim
with (one's) back against the wall
expr.
köşeye sıkışmış bir halde
102
Deyim
with one hand tied behind back
expr.
hiç zorlanmadan
103
Deyim
with an arm tied behind (one's) back
expr.
kolayca
104
Deyim
with one hand (tied) behind your back
expr.
tek eliyle bile
105
Deyim
with one hand tied behind back
expr.
tek elle bile
106
Deyim
with an arm tied behind (one's) back
expr.
hiç zorluk çekmeden
107
Deyim
with an arm tied behind (one's) back
expr.
gözü kapalı
Konuşma
108
Konuşma
I am pleased to see you back here with us
expr.
seni tekrar aramızda görmek çok güzel
Teknik
109
Teknik
fixed seat with adjustable back
i.
sabit yatar koltuk
Bilgisayar
110
Bilgisayar
with back cover
s.
arka kapaklı
Futbol
111
Futbol
be found himself at the back post with ball
f.
arka direkte topla buluşmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of back with
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy